the wild - Turkish English Dictionary

the wild

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

Meanings of "the wild" in Turkish English Dictionary : 4 result(s)

English Turkish
General
the wild n. vahşi doğa
They can live in the wild for more than 20 years.
Vahşi doğada 20 yıldan fazla yaşayabilirler.

More Sentences
the wild n. dağ başı
the wild n. ıssız yer
the wild n. kır

Meanings of "the wild" with other terms in English Turkish Dictionary : 52 result(s)

English Turkish
General
be on the wild side v. çılgınca yaşamak
live in the wild v. vahşi doğada yaşamak
in the wild adj. vahşi hayatta
in the wild adj. vahşi
Phrases
in the wild expr. doğal hayatta
Idioms
walk on the wild side n. macera dolu zamanlar
walk on the wild side n. maceralı bir süreç
walk on the wild side n. çılgın zamanlar
walk on the wild side n. çılgınca bir süreç
walk on the wild side n. hovarda zamanlar
the wild blue yonder n. uçsuz bucaksız gökyüzü/deniz
the wild blue yonder n. uçsuz bucaksız mavilik
the wild blue yonder n. sonsuz mavilik
the wild blue yonder n. çok uzaklar
the wild and woolly west n. barbar batı
the wild and woolly west n. vahşi batı
the wild and woolly west n. vahşi ve kural tanımaz batı
the wild and woolly west n. amerika'nın büyüme dönemi olan 19. ve 20. yüzyıl'daki batı amerika
go into the wild blue yonder v. uzak/bilinmeyen diyarlara gitmek
take a wild stab in the dark v. rastgele tahminde bulunmak
walk on the wild side v. çılgınca şeyler yapmak
walk on the wild side v. hovardalık yapmak
walk on the wild side v. maceraya atılmak
take a walk on the wild side v. hovardalık yapmak
take a walk on the wild side v. macera yaşamak
take a walk on the wild side v. maceraya atılmak
take a walk on the wild side v. çılgınca şeyler yapmak
take a walk on the wild side v. çılgınlık yapmak
walk on the wild side v. çılgınlık yapmak
walk on the wild side v. macera yaşamak
on the wild side expr. macera dolu
on the wild side expr. risk alarak
on the wild side expr. çılgınca
on the wild side expr. maceralı
Speaking
I'm in the wild expr. ben vahşi doğadayım
Politics
committee for the protection of species of wild fauna and flora by regulating trade therein n. ticaretin düzenlenmesi suretiyle yabani hayvan ve bitki türlerinin korunması komitesi
committee on the conservation of natural habitats and of wild fauna and flora n. doğal yaşam ortamlarının ve yabani hayvan ve bitki türlerinin korunması komitesi
convention on the international trade in endangered species of wild flora and fauna (cites) n. nesli tehlike altında olan yabani hayvan ve bitki türlerinin uluslararası ticaretine ilişkin sözleşme
Marine Biology
extinct in the wild adj. yabanda soyu tükenmiş
Botanic
wild lily of the valley n. vahşi zambak
wild lily of the valley n. kuzey amerika'ya özgü kokulu küçük beyaz çiçekleri olan bir orman bitkisi
wild lily of the valley (erythronium albidum) n. kuzey amerika'nın doğusundaki dağlık ormanlarda görülen beyaz çiçekli bir bitki
wild lily of the valley (pyrola rotundifolia) n. amerika ve avrasya'nın kuzey kesimlerinde yetişen bir kekliküzümü
wild lily of the valley (pyrola elliptica) n. muhtemelen japonya'ya özgü olup kuzey amerika'da da yetişen çiçekli bir bitki
wild lily of the valley (pyrola rotundifolia americana) n. kekliküzümünün alt türlerinden biri
wild lily of the valley (maianthemum canadense) n. abd'nin kuzeyi ve kanada'da yetişen iki yapraklı küçük bir ot
wild lily of the valley n. beyaz yılandili
wild lily of the valley n. kuzey amerika'nın doğusundaki dağlık ormanlarda görülen beyaz çiçekli bir bitki
wild lily of the valley n. avrasya ve amerika'nın kuzey bölgelerinde yaygın olarak yetişen, yuvarlak yaprakları ve gösterişli krem rengi çiçekleri olan bir bitki
wild lily of the valley n. uzunca yaprakları ve beyaz veya pembemsi çiçekleri olan, muhtemelen japonya'ya özgü olup kuzey amerika'da yaygın olarak yetişen bir bitki
wild lily of the valley n. kekliküzümü
Slang
the wild bunch n. serseri takımı